5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece işte Hıdırellez, dedim erkenden yazayım ki haberi olmayanlara bir faydası olsun yazının, kaçırmayalım :)
Hikayesini bilmeyenler okusun, öğrensin.

Aslında Hıdırellez bir dirilme anlamını taşıyor, benim yorumum doğanın dirilişi. Her yeniden başlangıç gibi içinde umut var, inanç var, heyecan, sevinç var. İşte bu umudun yüzünden dilekler yazılıyor, çiziliyor, gül ağaçlarının dibine konuluyor, derelere atılıyor.


Wikipedia da der ki ” 6 Mayıs’tan başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir.”. Mevsimleri adlandırmak zor ya artık, böyle ikiye indirgeyince kolay işte.


Doğanın değişimi inanılmaz gerçekten, o taptaze fışkırmış yapraklar, yeni sürgünler, açmış kır çiçekleri, yemyeşil otlar, birbirine karışan çiçek iğde kokuları, ara ara yağan yağmur, sonrasında toprak ve yağmur kokuları…


Doğa bu kadar umutlu ve gayretliyken, onu örnek alıp bizim hiç durmamamız lazım. Bu akşam diliyoruz dileklerimizi, bulursak koyuyoruz gül ağaçlarının dibine. Enerjisi ve inancı yeter…


En ot zannettiğiniz şekilsiz bitkilerin bile nasıl çiçek açtığını görmek bir hayat tecrübesi.





dipten gelen not1: Çok çiçek böcek fotoğrafı çekmiyordum, paylaşmıyordum aslında ama yaşımdan mı başka bir şeyden mi bilmiyorum, bu sefer çok etkilendim, dayanamadım :)
dipten gelen not2: tomurcukları üzerinde zeytin dallarından anlaşılmıştır, Ankara’da değilim bir haftadır, hayat yavaş akıyor, önümüzdeki postlarda anlatırım buraları, olanları…

Bolluk ve bereket dolu, dileklerin gerçek olduğu güzel bir yıl olsun herkes için !








Son yorumlar